Bulut Tanrısever

Özgüvensizlik

Tarih: 05 Ocak 2020 PazarSaat: 14:18Okuma Süresi: 3 dk. 29 sn.Yazar: Bulut Tanrısever
Tıkla, Dinle !

Kendini beğenmişlik hissini tatma imkanını yakalayamamış bedenlerde vuku bulur. İlerleyen boyutları kişiyi intihara bile sürükleyebilir.  İntihar vakalarının sebeplerinden biri de budur zaten:

Bu durumdaki kişiye salık verilen fikirlerden en sık karşımıza çıkanı, kişinin kendisine bu kötülüğü yapmaması ve kendisini böylesine yermesinin yersizliğidir. Bunları aslında iyi niyetle, bir dosttan diğerine verilmiş iyi temenniler bütünü olarak değerlendirebiliriz. Ancak bu öneriler, genç Werther’in acısının dile geldiği gibi “hasta yatağının başında duran sağlıklı bir insanın, hasta olana kendi gücünden bir şey katamayacağı gibi” nafiledir. Acıdan kaçmanın ucuz birer yolu olarak sunulurlar. Fakat özgüven, aşı ile ya da telkinlerle verilmesi mümkün olan bir his değildir. Bu his, kişinin toplum içerisindeki eylemlerinin, toplumdaki insanlarla arasındaki etkileşimin bir toplamı olarak kişinin karakterine yansır. Bu yüzden bir insanın özgüven sorununa ilişkin yapılacak olan araştırmalarda, kişinin toplumla olan ilişkisine bakmak gerekir.

Ve yine şöyle yakınır genç Werther: 

"Başkaları azıcık güçleri ve yetenekleriyle övünerek kendini beğenmiş tavırlarla ortada gezinirken, ben kendi gücüm ve yeteneklerimden neden şüphe duyuyorum? Yüce Tanrım, bütün bunları bana verirken bir kısmını benden esirgeyip biraz da özgüven ve kanaatkarlık  veremez miydin?"

Tutkuyla sarıldığı amaçlarına asla kavuşamamanın acısıyla kavrulan duygular bizi hayatımızın her anında yakalayabilir. Bir delidir artık böyle hisseden kişi belki de sözüm ona aklı başında insanlara göre. Çünkü bir şeye tutkuyla sarılmak da hor görülür sürü tarafından. Çılgınca aşka düşmek sıklıkla kötülenir. 'Fall in love' deyimi lügatından çıkmıştır insanların. Aşkın ortasında dimdik durabilmeyi öğütler büyük insanlar. Acı çekilmeyen ilişkiler tercih edilir gönlü ferah tutmak adına. Bu yüzden delicesine son görülmelerin hesabı sorulur her coğrafyanın bir köşesinde. Kaybetmekten korkulur. Alev alev tutuşmaktan korkan bedenler su serperler aşkın hıdrallez ateşi misali ateşinden atlamadan önce.

Kupkuru bir fidandır benim yüreğim, senin aşkının ortasında yana yana küle dönen.

Ey benim gibi tarihin büyük işlerini başarma azmini derinliklerinde hissedebilen güzel ruh! Sevdalara düşmekten asla korkma. Sen şairliğinle var olmaya devam ettiğin, rahat milyonları rahatsızlığınla bozduğun sürece güzelsin. Senin özgüvensizliğin, içi boş özgüvenlerden daha iyidir.

♫ Ya gamil ya gamil... Oh beautiful, beautiful, beautiful one ♫

 

 


Bu Yazı "211" Kez Görüntülendi.

Etiketler:

İlginizi Çekebilir:
vişne süt bımbık diyince uyuyan kuzunun kaybolması

her normal kuzu gibi cane kuzudur vişne süt bımbık diyince gözlere kapanır sanki yoğurtlar ve ayran yemiş gibi bu odur başka kimse değil kimse değildir o..

Okuma Süresi 4 dk. 36 sn.
Okuma Modu
Tüm Hakları Saklıdır © Copyright 2019