Bulut Tanrısever

Kuzu görünümünde kurt - MGTOW

Tarih: 23 Kasım 2019 CumartesiSaat: 12:08Okuma Süresi: 4 dk. 1 sn.Yazar: Bulut Tanrısever

Farzedelim ki daha önce hiç ziyaret etmemiş olduğunuz bir ülkenin sınırlarından içeri girdiniz. Haliyle yerli halk ve onların gelenekleri sizin için tam bir muamma olacaktır. Bu sırada, sıradan kıyafetler içerisinde size doğru yaklaşan ve polis olduğunu  iddia eden biri gelmiş olsun.  Bu şahıs sizden kendisiyle gelmenizi istiyor, sizse ondan polis kimliğini göstermesini istiyorsunuz.  Adam kimliği gösteriyor da, durum sizin adınıza değişmiyor ki. Eğer daha önce bu ülkeye ait bir polis kimliği görmemişseniz, gerçek bir polis kimliğine baktığınızı nasıl anlayabilirsiniz? Gelin şimdi bu durumu sizin aşk hayatınızın başlangıcına uyarlayalım. Eğer daha önce hiç aşık olmadıysanız ve gerçek aşk diye de bir şey varsa, bunun ayırdına nasıl varabilirsiniz? Çünkü ilk aşkınız ile evlenmek “ Benim için en ideal olan kişi Kosta Rika’daki bir köyde veya Çin’deki küçük bir kasabada değil,  tam da evimin bitişiğindeki partide. Ne kadar da mantıklı(!) ” demek gibidir.

Şimdi ise, bir dedektifin suç mahallinde bulunduğu fakat suçu kimin işlediğine dair hiçbir ipucunun olmadığı bir hikaye hayal edelim. Günler sonra dedektifimiz, sokaktan rastgele birini seçiyor ve bu kişiyi sorguya çekiyor. Şaşırtıcı bir şekilde,  bu eleman bütün suçu itiraf ediyor ve hatta bunu kendisinin yaptığını kanıtlayadabiliyor. Dedektifimiz mutlu.  Çünkü ilk denemesinde  “onu” buldu.  Şimdicime, bu hikayeyi bir yerlerde okumuş olsaydınız bu ne tür bir saçmalık yağu derdiniz.  Benzer bir şekilde, bir kişinin yargılarının en çok örtbas edildiği tür olan hikaye anlatıcılığının kullanıldığı yerlerden biri de filmlerdir. Tom Hanks’in şu  filmi Terminal’i izlemiştim. Mülteci Victor Navorsky yasal olarak ayrılmasına izin verilmediği için New York Havaalanı’nda mahsur kalmıştır. Uyanık bir ayan olan dostumuz içinde bulunduğu bu kötü durumu en iyi şekilde değerlendirmeye çalışır. Çok geçmeden o zamanlar hala yüzüne bakılası biri olan Catherine Zeta Jones tarafından oynanan bir hostesle… pardon kabin memuruyla tanışır ve o zamanlar Victor’un memleketinde henüz MGTOW diye bir şey olmadığı için adamımız hatunun kalbini kendisinin seyahatte olan bir müteahhit olduğu hikayesiyle kazanmaya çalışır. Kaçınılmaz olarak, yalanını sonsuza dek sürdüremediği için foyası açığa çıkar ve kendisine tuhaf ama gerçek olan hikayesini anlatmaktan başka çare kalmaz. Şimdi, bir tarafta sürekli olarak zengin ve başarılı işadamlarıyla, aynı zamanda kendisinden  iki üç parça koparmak isteyen yakışıklı ve  yetenekli pilotlarla yakın teması olan çekici bir kadın var fakat kendisi işi gücü olmayan, evsiz ve kaçak olan ve aynı zamanda kendisine büyük bir yalan söyleyen adamdan etkilenir. Dahası ona baştan çıkarıcı bir öpücük bile verir. Sizin ve benim gibi MGTOWcular için, hipergamiye dair bildiklerimizden ötürü,  böylesi bir sonucun imkansızlığı şaşırtıcıdır.


İlginizi Çekebilir:
Son: Müzik Eşliğinde Yazma Çalışması

Tıkla, dinle butonundaki müzik eşliğinde (Zack Hemsey - The Way) aşağıdaki yazıyı yazdım.   SON   ..

Okuma Süresi 2 dk. 25 sn.
Okuma Modu
Tüm Hakları Saklıdır © Copyright 2019