Bulut Tanrısever

Bir Rüya

Tarih: 05 Temmuz 2020 PazarSaat: 10:19Okuma Süresi: 3 dk. 12 sn.Yazar: Bulut Tanrısever

Bu rüyayı 3 gün önce gördüğüm için bütün detaylarını hatırlamıyorum.

 

Rüyamda ben İlke ve Buğra vardık. Hangi sebeple olduğunu hatırlamadığım bir şekilde çarşı gibi bir yere dönüyoruz. Burada binbir çeşit eşya, malzeme görüyorum. Tezgahlardan birindeki bıçak çeşitleri çok ilgimi çekiyor. Baya özel üretim hiçbir yerde bulunmayacak cinsten şeyler. Fiyatlarını soruyorum her birinin. Biraz pahalı geliyor, ama satıcıyla pazarlık kurmaya çalışıyorum. Bu sırada İlke ve Buğra da bıçakları inceliyor ve fark etmediğim bir anda yanımdan uzaklaşıyorlar. Alsam mı almasam mı diye tereddütte kalıp uzun zaman geçiriyorum. En sonunda bir tanesinde nihayet karar kılıp parasını verip satın alıyorum bıçağı.

(buna benziyor)

Ben bu bıçağı satın aldıktan sonra tezgahlar birer birer kapanmaya başlıyor. Herkes bir anda birer cansız maketmişçesine kepenkleri indiriyor. Bu işlem çok hızlı olmuyor tabi. Her şey yine  doğal akışında, ama ben bıçağı satın aldıktan sonra sanki tüm esnaf öğle ezanı okunmuş gibi, ya da ben  bir butona basmışım gibi hafiften bir hareketliliğin içine giriyor. Ben o sırada vitrinlerden diğer dükkanları incelemeye devam ediyorum. Outdoor tarzı çantalar mataralar vs. bulunduran ve ilgimi çeken askeri shoplara denk geliyorum. Bu sırada İlke ve Buğra’yı kaybediyorum. Onları aramak için etrafta gezinirken saatin iyiden iyiye ilerlediğini fark ediyorum ve içinde bulunduğum ortam da esnaflar dükkanlarını kapattığı için iyice kararıyor. Sanki bu bıçağı satın almakla birlikte yüzyıllık bir görevi üstlenmiş gibi hissediyorum. Birileri bu bıçakla ölmeli. Kalp atışlarım hızlanıyor ve kendimi karanlık koridorlarda buluyorum.

 

    

 

Bu bıçağı satın almış olduğum için lanetlendiğimi falan düşünüyorum. Bıçak katlı biçimde cebimde duruyor, ben de buradan çıkmanın yollarını arıyorum. Kendimi yalnızca tek bir hedefi bulunan bir katil gibi hissediyorum, çünkü ya etrafımdakilerle olan bağlantım tamamen kopuyor ya da gerçekten terk edilmiş gibi duran bir plazanın hiç bilmediğim yollarında kendime çıkış yolu bulmaya çalışıyorum. Kendimi bir show filminin içindeymiş gibi hissediyorum. Sanki insanlar, katilin labirentler boyunca öldüreceği insanı aradığı ve bunun ekranlarla izleyiciye yansıtıldığı ve insanların böyle bir yarışmadan  gerçekten keyif aldığı bir gerçeklikte katili oynuyormuşum gibi geliyor her şey. Keşke paramı buna harcamasaydım diyorum ve devamını hatırlamıyorum.


Bu Yazı "100" Kez Görüntülendi.

Etiketler:

İlginizi Çekebilir:
BURSA NIGHTS

Tıkla, dinle kısmına basarak dinleyebilirsiniz. Bu şarkıda Bursa'daki gece hayatını bir trrrepçi gibi anlatacağım (bir ara).

Okuma Süresi 0 dk. 9 sn.
Okuma Modu
Tüm Hakları Saklıdır © Copyright 2019